Giriş
İstinaf kanun yolu, 20 Temmuz 2016 tarihinde bölge adliye mahkemelerinin kurulması ile hayatımıza girmiştir. Geniş anlamda, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararı, maddi ve hukuki yönden denetleyebilir, istinaf başvurusu ile verilen ilk derece mahkemesi kararının kesinleşmesi önlenmek suretiyle bölge adliye mahkemesinin ilgili dairesi verilen kararı incelemesi sağlanmıştır.
İlk derece mahkemesinde verilen karar ile adaletin tescili adli yargılanma hakkının tam ve kesintisiz olarak, yargılamanın her aşamasında ehemmiyet ile kanunilik ilkesinin ve hukuk devleti olmanın gereği ile hareket edildiğinin denetlenmesi gerekir. Verilmiş olan kararın, hukuka aykırı olması yahut hatalı kararın gündeme gelmesi, tarafların kim olduğuna bakılmaksızın güven duygusuna halel getirmemesi gerekir. Şüpheye yer vermeyecek kesinlikte olması gerekir. Adil yargılanma hakkı, hukuk devleti ilkesinin içinde yer aldığından verilen kararlardaki hukuka aykırılığın veya adaletin tecellisindeki eksikliklerin varlığı halinde bunların düzeltilmesine zemin hazır edilmemesi ya da bu hukuka aykırılıkların giderilemiyor oluşu başta hukuk devleti olmak üzere adil yargılanma hakkının ihlali ile adalete olan güvenin sarsılması ile karşımıza çıkar.
İstinaf Kanun Yolunun Amacı ve İşleyişi
Kanun yolu incelemesinin amacı, esasında kararların denetimini yapmaktır. Bu yolu işletecek olanlar yargılamanın taraflarıdır. Keza davasız yargılama olmaz ilkesi ile taraflar, hukuka aykırılığın hangi noktada olduğunu ve verilmiş olan karara dair görüşleri ile zenginleştirirler. Dolayısıyla, ilk derece mahkemesinde verilecek olan karara etki açısından iyi bir hazırlığın yanında ileriye yönelik yapılacak olan savunmanın da esasında sürecin en başından itibaren bir çerçeveye oturtulması gerekir. Nihayetinde konu Yargıtay’ın önüne gelse dahi üyelerin okuyacakları ilk metin ifade tutanakları ve sorguda verilen yanıtlar olacaktır.
Burada bahsedilen kanun yoluna başvuruda bulunabilecek kişiler taraflardır, verilmiş olan karardan etkilenecek olanlardır. Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar olduğu belirtilmiştir. Yine aynı maddede, katılma isteği karara bağlanmamış ya da katılma isteği reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek olan suçtan zarar görmüş olmasına rağmen duruşmadan haberdar edilmeyenlerin kanun yoluna başvurma hakkını yitirmemeleri için bu kişilere de katılan sıfatını almadığı halde kanun yoluna başvurma hakkı tanınmıştır.
İstinaf Kanun Yolunun Hukuki Çerçevesi
İstinaf kanun yolu, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 272 ila 285. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, olağan kanun yolu olarak sayılmıştır. Olağan kanun yolu olduğundan hükmün kesinleşmesini önler. 26/07/2023 tarihinde Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu karar ile istinaf başvuru süresi 7 gün iken anılan karar ile iptal olmuştur. İstinaf kanun yolunun esasında en önemli niteliği, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararı “her” yönüyle tekrar ele almasıdır. Yeniden bir durum değerlendirmesi, bir muhakeme yapar. Ancak, gerek dosya yoğunluğu gerekse Ceza Muhakemesinin işleyişi göz önüne alındığında, pratikte istinaf kanun yolu dar anlamda bir inceleme yapmaktadır. Yani ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu karar sonrası incelemesini tamamladığında vermiş olduğu karar yeni bir netice doğursa da, dar anlamda baktığımızda ilk derece mahkemesinin kararını yok saymayıp, uyuşmazlığı yeniden ele almayıp, istinafın önüne gelen kararda hukuki ve maddi yönden, hukuka aykırılık ve eksikliğin varlığı ya da yokluğunun tespiti yapılarak esastan red kararı vermektedir. İstinaf kanuna yolunun yanında diğer olağan kanun yolları itiraz ve temyizdir.
Olağan ve Olağanüstü Kanun Yolları
Olağan kanun yolu ile olağanüstü kanun yolu arasındaki ayrım, verilen kararın kesin olup olmaması ile alakalıdır. İtiraz kanun yolunda, itiraza konu olan işlemler hakimin vermiş olduğu kararlardır. Ara karar niteliğinde olan kararlarıdır. İtiraz edilen işlemin, haklı bulunması durumunda geri alınması yahut düzeltilmesi gündeme gelebilmektedir. Temyizden farkı ise temyiz kurumunun içtihat birliği amacı gütmesidir. Temyizde önüne gelen dosyada maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacı güdülmediğinden yalnızca içtihat birliğinin sağlanması amacı taşır. Örnek uygulamanın pratik hayata gösterilmesi amacı taşır. Dolayısı ile Temyiz mahkemesinin yetkisi, kararın hukukilik denetimi ile sınırlıdır. Ondan da ötürü temyiz duruşma açması tamamen dairenin kararı ile olur. İstisnaidir.
İstinaf Kanun Yolunun İşleyişi ve İnceleme Alanları
İstinaf kanun yolunda, kural olarak gerekçe gösterilmesine gerek olmasa da, Cumhuriyet savcısı için gerekçe istenmektedir. İstinaf başvurusunun yerinde bulunması halinde, sonuca varılırsa şayet istinafa konu karar ortadan kaldırılır ve önüne gelen konu ile ilgili yeni bir karar verilir. Yargıtay’dan farklı olarak istinafta delil eksiliği varsa bunun giderilmesi Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılabilmektedir. Bu yolla kanun yolunda hızlıca muhakemenin eksiklikleri giderilerek ilk derece mahkemesinin yapmayı unuttuğu veya varsa tamamlanması gereken işler yapılır.Bu sayede dosyanın izin verdiği ölçüde eklenen deliller ile muhakemenin yeniden yapılarak tartışılmamış olan durumların tartışılabilmesi gün yüzüne çıkabilmektedir. Bu minvalde verilmiş olan tutuklanma kararı ve benzeri ara kararların yerindeliği de sorgulanır. Fakat şöyle de bir yönü mevcuttur: sanık, ilk derece mahkemesinde bulunan delil ve CMK 100 kapsamında tutuklanmamıştır, fakat istinafta öne sürülen yeni delillerin tartışılması ile gündeme gelen yeni olgular sonucu tutuklama kararı verilebilecektir.
Özü itibari ile istinaf kanun yolu iki şekilde konuyu ele alır. İlki, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olup olmadığı (maddi anlamda); ikincisi ise, sanığın işlediği iddia olunan suçun, suç teşkil edip etmediği ve hangi cezanın veya cezaların, varsa indirimlerin nasıl uygulanacağıdır (hukuki anlamda). İstinaf mahkemesinde yapılan yargılamalar, kural olarak temyiz yargılamasının aksine duruşmalı olarak yapılır. Bunun nedeni doğrudan doğruyalık ilkesi ve sözlülük ilkesi ile ilgili olsa da temelinde hukuk devleti ilkesinin ve adil yargılanma ilkesi yatar. İstinaf yoluna başvuruda sanık lehine ise yapılan başvuru, kanun yolunda verilecek cezanın ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu karardan daha ağır olamayacağı tartışmasızdır. Cezanın sanık aleyhine değiştirilemeyeceğiyasağı vardır. Sanık aleyhine başvurulduğu bir durumda ise, istinafın vereceği kararın ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararı bozacağından ve yeniden bir karar tesis edeceğinden bu hukuka uygun kabul görür.
Sonuç
İstinaf kanun yolu, Türk ceza yargılamasında adil yargılanma hakkının ve hukuk devleti ilkesinin korunmasında önemli bir rol oynamaktadır. İlk derece mahkemelerinin kararlarının maddi ve hukuki denetimini sağlayarak, hukuka aykırılıkların ve adaletin tecellisindeki eksikliklerin giderilmesine zemin hazırlar. Bu sayede, yargılamanın her aşamasında hukuka uygunluk ve adaletin sağlanması temin edilir.
İstinaf yolunun en önemli özelliği, ilk derece mahkemesinin kararlarını her yönüyle ele alarak yeni bir karar verebilmesidir. Bu süreç, delil eksikliklerinin giderilmesi ve muhakemenin eksikliklerinin tamamlanması ile sağlanır. İstinaf yargılaması, temyiz yargılamasının aksine duruşmalı yapılır ve doğrudan doğruyalık ile sözlülük ilkelerine dayanır. Bu nedenle, istinaf kanun yolu, adil yargılanma hakkının korunmasında ve hukuk devleti ilkesinin hayata geçirilmesinde kritik bir işlev görür.


Leave a comment