Çocuk Ceza Adalet Sistemi ve Bayram Temennisi

Ceza adalet sistemi, bir politika olarak çocukların muhakemesi açısından, çocukları yetişkinlerden ayırarak kötücül etkiler bakımından, ayrı bir kanun yapma düşüncesi ile hareket etmektedir. Buraya özgülenmiş muhakeme açısından baktığımızda çocukların ceza anlamında cüzi sorumluluğu ya da cezada indirim gibi sonuca yönelik yaptırımların yanında ve ondan ziyade suç işleyen çocuğun gerek sosyal kurumlara ilişkin sorumluluk atıflarından gerekse eğitim ve ıslahı birlikte düşünerek hareket edilmektedir. 

Çocuk ceza hukukunun gelişimi esasında devlet ananın koruyucu etkilerinden ziyade uluslararası sözleşmelerle, protokollerle gelişimini sürdürür. Bunlardan bir kısmını ifade etmek aslında konunun derinliğini anlamada yardımcı olacağından değinmek istiyorum. Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Hakları Sözleşmesi, Çocuk Haklarının Kullanılmasına Dair Avrupa Sözleşmesi, Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye Ek, Çocuk Satışı, Çocuk Fahişeliği ve Çocuk Pornografisi İle İlgili İhtiyari Protokol, Çocukların Velayetine ilişkin Kararların Tanınması ve Tenfizi ile Çocukların Velayetinin Yeniden Tesi- sine İlişkin Avrupa Sözleşmesi, Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi, Çocuklara Karşı Nafaka Yükümlülüklerine Uygulanacak Hukuka Dair Sözleşme, Çocuklara Karşı Nafaka Mükellefiyetine Dair Kararların Tanınması ve Tenfizine Dair Sözleşme, Küçüklerin Korunması Hususunda Makamların Yetkisi ve Uygulanacak Kanuna İlişkin Sözleşme, Sınır Aşan Örgütlü Suçlarla Mücadele Sözleşmesi’ne Ek, İnsan Kaçakçılığının, Özellikle Kadın ve Çocukların Kaçakçılığının Önlenmesi, Yasaklanması ve Cezalandırılmasına İlişkin Protokol, Çocuk Adalet Sisteminin Uygulanması Hakkında BM Asgari Standartlar Kuralları, Özgürlüğünden Yoksun Bırakılan Çocukların Korunması Hakkında BM Kuralları, Çocuk Suçluluğunun Önlenmesi Hakkında BM Yönlendirici İlkeleri vb. 

Şimdi bu kurumların yanında bir de Türk Ceza hukukuna özgüleri var. Çocuk koruma kanunu vb. Bunun yanında örneğin hemen her yerde değinilen çocuğun tutukluk süreci ile ilgili düzenlemeler var. Bir kanun atfı niteliğinde olmasa da Unicef’in Leap programı var, depremde ihtiyaç sahibi çocuklara hukuki destek adı altında. Oldukça fazla sivil toplum örgütleri var. Burada saymış olduğum süjelerin hepsi ayrı bir deneme yazısı konusu olduğundan ve her birinin önemi bir diğerinden ayrık tutulamayacak kadar pratik hukukta kullanılır olduğundan yalnızca değinmekle geçmek istiyorum. Yine günün anlam ve öneminden dolayı aslında değinmek ve üzerine herkesin cumhuriyetin faziletinden daha çok önem atfetmesini istediğim çocuk işçiler konusuna da girmekten kaçınıyorum. 

Konuya dönecek olursak çocukların cezai sorumluluğun tespiti adalet sistemimizin en temel kriterlerinden biridir. Çünkü yaş küçüklüğü cezai sorumluluğunu belirler. Çocuk, daha erken yaşta ergin olsa dahi on sekiz yaşını doldurmamış kişiyi ifade eder. Özellikle suça sürüklenen bir çocuğun yargılamasının her aşamasında esasen çocuğun esenliği, çocuğun üstün yararı, her aşamada gözetilir. Bunun anlamı, her süreçte olabildiğince suçun kovuşturulmadan çözüme ulaşılmasını sağlamak olmalıdır. Buradan cezanın da son çare olarak görülmesi gerektiği aşikardır. Çocuğun fiili işlediği sırada algılama ve yönlendirme yeteneğinin eleştirisi, kusur sorumluluğunun tartışılması, irdelenmesi yani isnat kabiliyetinin sıkı düşünülmesi gerekir. Kusur yeteneğinin eleştirisinin amacı kusur yeteneği yoksa kişinin de kusurlu sayılamayacağından gelir. Burada farklı ekollerin farklı yaklaşımları olsa da gerek ceza kanunun lafzı gerekse uygulayıcının baskın görüşü bu yöndedir. Fakat değinmek gerekirse doktrinin bir kısmı da şayet sonucunu anlıyorsa kusur yeteneği vardır demektedir. Konuya son vermek adına örnekleri somutlaştıracak olursam 5271 sayılı Cmk md 223’de yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır dilsizlik gibi veya o anki fiile etki eden davranışında geçici bir nedenin bulunması halinde kusurunun bulunmadığından ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir der ve ekler hakim eğer yüzde yüz eminse failin suçu işlediğinden güvenlik tedbiri gündeme gelir. Dolayısı ile konunun gayet sarih olduğu kanaatindeyim. 

Esasında konunun 12-15 yaş grubu açısından, hekim raporunun nasıl değerlendirilmesi gerektiğinden, sosyal inceleme raporunun niteliğinden, kusur yeteneğinin KYOK ile ilişkisinden, 15-18 yaş grubunda ne gibi farklılıkların olduğundan , SSÇ’lerin güvenlik tedbirleri ile topluma kazandırılmasının faydacılık açısından eleştirisinden ve bilimum örneklerini kaleme almak gerekiyor. Fakat bugün 23 Nisan Uluslar Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Bu projemin okuyucu sıkmadan olabildiğince anlaşılır olması gayesinden ötürü toparlamak isterim. Gerek yasa koyucunun gerekse toplumun çocuğu korumaya dair yaklaşımının daha istikrarlı ve sürdürülebilir niteliğe sahip olması temennilerim ile bayramamızı en içten dileklerimle kutlarım. Sayfanın bir yerine de ufak çalışma tablolarımdan birini koyuyorum, gerek meslektaşlarım gerekse ihtiyaç sahipleri ile iletişim halinde alışverişte bulunabiliriz.

One response to “Çocuk Ceza Adalet Sistemi ve Bayram Temennisi”

  1. Hakan Atun Avatar
    Hakan Atun

    Bilgilendirme ve tablolar için 🙏🏽

    Liked by 1 person

Leave a comment